19.11.2021 08:25
MUŞ İLİ İÇİN DOĞAL TEHLİKE KAYNAKLARI
Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından desteklenen "KALKINMA YOLUNDA DOĞALA AFETLER" adlı projenin çıktılarından üretilen bu yayında Muş ili içi doğal tehlike kaynakları çalışıldı. Depremler, Sel ve Taşkınlar, Heyelanlar, Hidrolojik ve Meterolojik kuraklıklar çalışılan tehlike kaynaklarıydı.
Proje Ekibi
Yürütücü Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek (Sel ve Tşakınlar)
Araştırmacı Prof. Dr. Harun Aydın (Hidrolojik Kuraklık)
Araştırmacı Prof. Dr. Hasan Tatlı (Meteorolojik Kuraklık)
Araştırmacı Doç. Dr. Tolga Görüm (Heyelanlar)
Araştırmacı Doç. Dr. Yunus Ekinci, Doç.Dr. Alper Demirci (Depremler)
MUŞ İLİNİN SEL VE TAŞKIN DUYARLILIK HARİTALARININ OLUŞTURULMASI
Sel ve taşkınlar düşük frekanslı ama fiziksel altyapıya, insan güvenliğine ve sosyo-ekonomik etkinliklere etkisi fazla olan afetlerdir. Bu afetler meydana geldikleri bölgelerde direkt etkili olabildikleri gibi dolaylı bir şekilde de etkili olabildikleri için kompleks bir yapıya sahiptirler. Muş iline ait sel ve taşkın envanteri (1963-2015) incelendiğinde ilde meydana gelen sel ve taşkınların etkilerinin can ve mal kayıpları ile sınırlı olmadığı görülür. Sel ve taşkınların tetiklemesi ile oluşan kütle hareketleri, ulaşımın kesintiye uğraması (yolların tahrip olması ya da sular altında kalması, köprülerin yıkılması), eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksaması ilde yaşanan sel ve taşkınların etkileri olarak gösterilebilir. Bu çalışmada Muş ilinde sel ve taşkına duyarlı alanların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla eğim, bakı, yükselti, Normalize Fark Bitki İndeksi (NDVI) ve toprak katmanları kullanılmıştır. Eğim, bakı ve yükselti katmanları sayısal …
MUŞ'TA YAŞANAN SEL VE TAŞKINLARA NEDEN OLAN DOĞAL FAKTÖRLERİN ANALİZİ
Sel ve taşkınlar tek bir faktöre bağlı olarak meydana gelmez. Sel ve taşkını meydana getiren farklı doğal özelliklerin bileşenlerine ayrılması, mekân bazında yapılacak planlama çalışmalarında mekânın daha verimli kullanılmasını sağlayacaktır. Mekânın, zaman anlamında tehlike oluşturabilecek aralıklarının belirlenmesini kolaylaştırarak, birçok beşeri etkinliğin başlama ve bitiş tarihlerinin düzenlenmesinde yönlendirici olacaktır. Bu çalışmada Muş ovasında meydana gelen ve çoğu zamanda doğal bir afete dönüşen sel ve taşkınlara neden olan faktörler analiz edilmiştir. Jeomorfolojik faktörlerin analiz edilmesinde CBS enstrümanlarından Arc GIS programı kullanılırken, iklim verilerinin analizinde Muş meteoroloji istasyonuna ait değerlerin karşılaştırılmalı histogramlara dönüştürülerek yorumlanması yoluna gidilmiştir. Jeomorfolojik faktörlerin analizi sonucunda Muş ovasının % 50 den fazlasında taşkın olaylarının yaşanabileceği ovanın % 40’lık bir bölümünde de taşkın - sellerin görülebilir olduğu sonucuna varılmıştır. İklim verilerin analizleri sonucunda; Şubat ve Mart ayları yerde erimeden kalan karın ani sıcaklık artışlarından dolayı, Nisan ayının ise yağışlarında etkisi ile karın hızla erimesi sonucunda sel ve taşkınlar açısından Muş ovası için kritik aylar olduğu sonucuna varılmıştır.
MUŞ İLİ VE YAKIN ÇEVRESİNDE JEOTURİZM AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLEBİLECEK JEOSİTLER
Muş ili ve yakın çevresinde çok sayıda jeoturizm açısından önemli sayılabilecek jeositler mevcuttur. Hamurpet Gölü; oluşumunda etkili olan volkanik ve tektonik olaylar bakımından Muş il sınırları içerisinde kalan önemli jeositlerden biridir. Muş-Varto karayolu üzerinde yer alan fosiller, Bingöl ve Nemrut volkanları, Solhan obsidyen yatakları, Sergen riyolitleri içerisinde yer alan Mercimekkale domu gerek jeolojik geçmişleri ile gerekse kültürel değerleri ile jeoturizm açısından değerlendirilebilecek önemli jeosit alanlarıdır. Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu Fayları yanında Muş Bindirme Zonu (MBZ), Varto Fay Zonu (VFZ) ve bunlar üzerinde yer alan jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar, Muş ili ve yakın çevresinde bulunan diğer jeositlerdir. Muş ili ve yakın çevresinde yer alan jeositlerin değerlendirilmesi ile oluşturulacak jeoparklar; jeolojik güzelliklerin, doğal zenginliklerin, ender oluşumların bulunduğu bir yer olmanın ötesinde yeni bir anlayışla yönetilen ve/veya işletilen alanlara dönüştürülerek sosyo-ekonomik anlamda ile önemli katkılar sunabileceği gibi bu alanların korunması ve gelecek nesillere aktarılmasını sağlayacaktır. Oluşturulacak jeoparklar ilin hem ulusal hem de uluslararası tanıtımına önemli katkı sunacaktır. Bu çalışmada Muş ili ve yakın çevresinde jeoturizm açısından değerlendirilebilecek bazı jeositlerin tanıtılması amaçlanmıştır.
SUNGU BELDESİ VE YAKIN ÇEVRESİNDE (MUŞ) SEL VE TAŞKINA DUYARLI ALANLARIN BELİRLENMESİ
ÖZET Türkiye’nin en büyük tarım alanlarından biri olan Muş ovasında sel ve taşkınlar önemli doğa kaynaklı problemlerden biridir. Muş ovasının orta bölümünde yer alan Sungu beldesi ve beldeye ait tarım alanları dönem dönem yaşanan bu sel ve taşkınlardan en fazla zarar gören bölümlerden biridir. Sel ve taşkınlardan olumsuz etkilenen bölgelerde yapılacak planlama çalışmalarında çevresel değişkenlerin etkisi altında, mekânsal olarak sel ve taşkınların nerede oluşabileceğini gösteren duyarlılık haritaları sel ve taşkınların zararlarını azaltmada önemli katkı sağlamaktadır. Bu haritalar, envanter haritaları ile birlikte sel ve taşkınların zararlarının azaltılması yönünde yapılan çalışmaların da başlangıç aşamasını oluşturur. Bu çalışmada Sungu beldesi ve yakın çevresine ait sel ve taşkın duyarlılık haritaları oluşturularak sel ve taşkına duyarlı alanların belirlenmesi amaçlanmıştır. Sungu beldesi ve yakın çevresine ait oluşturulan duyarlılık haritalarında yüksek ve çok yüksek taşkın duyarlılığına sahip alanların incelenen sahanın yaklaşık %54 lük bir bölümünü, yüksek ve çok yüksek sel duyarlılığına sahip alanların ise %14,6 bir bölümüne karşılık geldiği belirlenmiştir. Sel ve taşkın duyarlılığı yüksek – çok yüksek sahaların hem yerleşim hem de tarım alanı olarak kullanılıyor olması; gelecekte de yaşanacak muhtemel sel ve taşkınların Sungu ilçesi ve yakın çevresinde önemli sorunlara neden olmaması için sahaya ait daha büyük ölçekli (1/5000) taşkın risk haritalarının oluşturulması gerekir.